1. Paranormal kaynaklar forum sitemize üye alımlarımız açılmıştır.
    Duyuruyu Kapat

Tapınak Şövalyeleri

'Ezoterizm' forumunda Rune Mistress tarafından 7 Mayıs 2016 tarihinde açılan konu

  1. Rune Mistress

    Rune Mistress Administratör

    En çok merak edilen ve ilgi uyandıran ezoterik topluluklardan biri de Tapınak Şövalyeleridir. Tapınakçılar ya da Tampliyeliler olarak da anılırlar.Herkesçe bilinen adıyla Tapınak Şövalyeleri 1118 yılında Kudüste kuruldu. Tam adları "İsa'nın ve Süleyman Tapınağı'nın Yoksul Şövalyeleri" idi ve kurucuları 9 şövalyeden oluşuyordu: Hugues de Payens, Godfrey de St. Omar, Godfrey Rossal, Gundemar, Godfrey Bisol, Payen de Montdidier, Archibald des St. Aman, Andrew de Montbard ve Provins Kontu.Ortaçağ Avrupasının en güçlü, en etkili ve hakkında en çok konuşulan örgütlerinden biri olacak bu tarikat böyle sessiz bir şekilde tarih sahnesine çıktı.. Örgütün katolik kilisesi tarafından resmen tanınması ise 1129 yılında gerçekleşti.

    Kurucu şövalyeler dönemin Kudüs Kralı II. Baldwin'in huzuruna çıktı ve Birinci Haçlı Seferi'nin ardından Kudüs'e akın eden Hıristiyan hacıların mallarını ve canlarını koruyacaklarını ilan ettiler. Kral Tapınakçıların ilk "Büyük Üstadı" olan Hugues de Payens'i kişisel olarak tanıyordu. Kendilerine tam destek verdi. Bir zamanlar Süleyman Tapınağı'nın yer aldığı (Mescid-i Aksa'yı da kapsayan) bölge de Tapınakçılara tahsis etti. 70 yıl süresince "Tapınak Tepesi", Tapınakçıların merkezi oldu. Kendilerine Tapınakçılar denmesinin sebebi buydu. Özellikle burasını kendilerine üs olarak seçmeleri bir rastlantı değildi. Tapınak, Hz. Süleyman'ın gücünün bir simgesiydi; pek çok ezoterik anlam ve giz içeriyordu.

    Başlangıçta Tapınakçıların çok basit bir örgütlenme düzeni vardı.Ancak örgüte katılanların sayısının artmasıyla sistem gelişti aynı zamanda da karmaşıklaştı.Tarikat hem dinsel hem de ezoterik özelliğini korumaya gayret gösterdi.Tarikatta üç grup vardı:

    a.Şövalyeler
    b.Rahip ve Papazlar
    c.Destekçi Kardeşler: Askerler, mimarlar ve tarikata gerek politik koruma, gerekse parasal destek sağlayan kişiler

    Tarikatın yönetimi tamamen şövalyelerin elindeydi.Tarikatın başkanı olan şövalye uzun ve karmaşık bir yolla seçilirdi.Bir kere seçildi mi tarikatın tek egemen yetkilisi olurdu. Tarikatın lideri "Büyük Üstat" unvanını taşırdı. Tapınakçılar hem katolik kilisesinden hem de soylular tarafından büyük destek gördüler ve pek çok şövalye bu tarikata katılmayı tercih etti.

    Tapınakçılar kuruldukları tarihten beri ezoterik bir karaktere sahip olmuşlardır.Bunun en büyük kanıtı Ezoterizm için büyük anlam içeren bir merkezi kendilerine mesken tutmuşlarıdır. Bu yüzden tapınakçıların gerçek amaçları konusunda kesin birşey söylemek zordu.Yaygın görüş asıl amacın Hz. Süleyman'ın Sarayının harabelerini araştırmak olduğunu söyler. Gerçekten Tapınakçıların hacıları korumak gibi bir işle uğreaştığına dair hiçbir kanıt yoktur ancak Herod Tapınağı (Süleyman Tapınağının yeniden inşa edilmiş hali)'nın yıkıntıları altında yoğun araştırma kazıları yaptıklarına dair son derece ikna edici kanıtlar vardır. Mason kökenli kaynaklarda bu bilgiyi doğrular ve amaçlarının Ezekiel'in haber verdiği modele uygun olarak Süleyman Tapınağını yeniden inşa etmek olduğunu aktarır.

    Tarihçiler, Tapınakçıların bu araştırmalarının sonuçsuz kalmadığını, bu tarikatın gerçekten de Kudüs'te, "dünya görüşlerini değiştiren" önemli bir şeyler bulduklarını yazmaktadırlar. Pek çok araştırmacı da aynı kanıdadır. Tapınakçıların keşfettiği sırların Kabala ile ilgili olabileceği düşünülmekte. Kabala, Tevrat'ın ve diğer Yahudi dini kaynaklarının gizli manalarını araştıran ezoterik ve mistik bir öğretidir.Kabala yüzyıllarca maji ile uğraşanların ilgilendiği bir sistem olmuştur.Yahudi olmayan pek çok insan da Kabala'nın gizeminden etkilenmiş, bu öğretiyi kullanarak büyü ve ayinler yapmıştır. Tapınakçıların da "majikal güçlere sahip olmak" için Kabala üzerinde çalışmalar yapmış olabileceği düşünülüyor.
     
    Son düzenleme: 10 Ağustos 2016
    Anafiel bunu beğendi.
  2. Rune Mistress

    Rune Mistress Administratör

    Tapınak Şövalyelerinin Gelişimi

    12. yüzyıl boyunca Tapınakçılar çok hızlı bir gelişim gösterdiler. Kıbrıs'tan İskoçya'ya uzanan bir alanda beş ülkede eyalet örgütleri kurdular.Bu ülkelerin her birinde mabetler inşa ettiler.Tarikatın hemen hemen tüm Hristiyan ülkelerinde parasal destek görmesi ve edindikleri ayrıcalıklar tarikatın büyümesini kolaylaştırdığı gibi siyasal güç de elde etmesini sağladı.

    Tapınakçılar, kuruluşlarından itibaren yoksulluk ilkesini benimsemişlerdi. Kişisel servet elede etmeleri yasaktı. Ama elde ettikleri güçle birlikte yozlaşma da geldi. Pek çok ülkede çiftlikler ve mülkler edindiler ve bunları işletmeye başladılar. Büyük bir ekonomik güç haline geldiler.Hatta Fransa Kralı IV.Philippe, İngiltere ve Flemenklerle savaşırken başgösteren ekonomik sıkıntıları aşmak için Tapınakçılardan borç almıştı.

    Tapınakçılar, güçlerinin doruğundayken kibirli ve ahlaksız davranışlarla itham edilmişlerdi. Ettikleri bekarlık yeminine uymamaları, içki ve kadınlara yönelik düşkünlükleri ile sürekli gündeme geliyorlardı. Ancak tüm bu yozlaşmaya rağmen Tapınakçılar mali konularda tam bir dürüstlük ile hareket etmekteydi.Finansal konularda edindikleri itibar hiç bir zaman lekelenmemiştir. Tapınakçılar kendi içlerinden biri finansal yolsuzluk yaptığında çok ağır cezalara çarptırmaktaydılar.

    Tapınakçılar, o dönemlerde bugünkü İsviçre bankalarının yaptığı gibi uzun vadeli fonları muhafaza ediyorlardı. Ölenlerin ya da mal varlığına el konulmuş kişilerin sahip oldukları mülkleri korumaktaydılar. Böyle bir durumda Krallarla çatışmamaları mümkün değildi. Örneğin II.Henry gözden düşmüş bir lordun yatırdığı parayı talep etmiş ancak olumsuz yanıt almıştı.Tüm bu sebeplerden ötürü Tapınakçılar ekonomiye katkı sağladılar ve en büyük yararları bu alanda oldu. Ama sahip oldukları zenginlikde hedef haline gelmelerine sebep oldu.

     
    Son düzenleme: 19 Temmuz 2016
  3. Rune Mistress

    Rune Mistress Administratör

    Tapınak Şövalyeleri: Dağılış ve Yer altına Çekilme

    Tapınakçıların sahip olduğu büyük zenginlik, aşırı derecede hırslı bir adam olan Fransa Kralı IV.Philippe'in ilgisini çekmiştir. IV.Philippe'in büyük planları vardı ve yoluna çıkanı öldürmekten pişmanlık duymyordu. Hatta Hristiyan dünyasının lideri olan Papa VIII.Boniface'in kaçılıp öldürmesini tertiplemişti. Bu olayın ardından yine başka bir Papa XI.Benedict'i de zehirlediği düşünülüyordu. Bu hadiseler sonucu Phillippe kendi kuklası V.Clement'i papalık tahtına geçirmiş ve böylece bu makamı kendi kontrolü altına almıştı. Kilisenin gücünü de eline alan Phillippe, böylelikle Tapınakçılara karşı saldırıya geçme fırsatı buldu.

    Philippe'in tapınakçılara saldırmasının temel nedeni açgözlülüktü. Bu dönemde çaresizce paraya ihtiyacı vardı ve tapınakçıların hazinesi iştahını kabartıyordu.Bunun yanında işin içinde şahsi kinde vardı. Daha önce I.Richard'a verilen türden bir onursal rütbe istemiş ancak aşağılanmış ve reddedilmişti.Açgözlülük ve kin birleşmiş, Tapınakçılar tehlikeli bir şekilde hedef haline gelmişti.

    Phillppe yapacağı hamleyi çok dikkatli bir biçimde planladı. Hem tarikata sızmış bir kralın casusları hem de tarikattan kovulmuş bir şövalye ifade verdiler.Onların bu ifadelerinden birer suçlama listesi oluşturuldu. Ancak Tapınakçıları suçlayamak kolay değildi. Papalık makamı ile birlikte çalışmak gerekliydi. Phillppe, Papa seçilmesini kendisinin sağladığı V.Clement'le birlikte hareket etti. Phillppe, 1307 yılında Paris'te büyük bir tören düzenledi ve tapınak şövalyelerini de davet etti. Tarikatın büyük üstadı Jaques de Molay ile birlikte 60 şövalye davete katıldılar. Davetin ardından tüm şövalyeler tutuklandı ve eş zamanlı olarak kralın talimatıyla Fransa'nın başka yerlerindeki Tapınakçılar da tutuklandı.

    Papa V.Clement 1308 yılında bir bildiri yayınladı. Tapınakçıların kafir olduklarının anlaşıldığını ve sorgularını Engizisyon'un yapacağını açıkladı. Tapınak şövalyeleri hem dolandırıcılık ve haksız kazançla hem de Baphomet adında bir Tanrıya taparak hristiyanlık dininin yerine bu dini getirmekle suçlandılar. Tapınak şövalyeleri işkenceye maruz kaldı ve pek çoğu halkın gözü önünde yakılarak idam edildi. 1314 yılında Jacques de Molay ve yardımcıları da idam edildi. Tüm Avrupa'da krallar başsız kalan Tapınakçıların varlıklarına el koydu.

    Söylentilere göre Büyük Üstat JAcques de Molay ölmeden önce yetkilerini başka bir Tapınak Şövalyesine devretmişti.Dolayısıyla Tapınakçıların tarihteki rolü daha bitmemişti. Peki Tapınakçılara ne oldu? Bazıları Mason localarına katılıp varlıklarını devam ettirdiğini söylüyor. Ancak Tapınak şövalyelerini sonu ile ilgili başka soru işaretleri de var. Gerçekte, Tapınak Şövalyeleri Phillippe'nin sürpriz hamlesininden habersiz miydi? Tapınak Şövalyelerinin önceden uyarıldığına dair kanıtlar bulunmaktadır. Örneğin Büyük Üstat Jacques de Molay örgütün yazılı kayıtlarını ve tüzüklerini yaktırmıştı. Yine aynı şekilde Philliphe'in en başından beri planlarının amazı olan Tapınakçıların Hazinesi de taşınmış ve ele geçirilememişti. Ayrıca Tapınakçıların sahip olduğu filoda ele geçirilemedi.Bu gemilere ne olduğu ya da ne taşıdıkları bilinmemektedir.

    Tapınak Şövalyelerinin bazıları Comte de Beaju önderliğinde İskandinavya'ya kaçıp Mason loncalarına yerleştiler.Daha sonra güneye inip Prusya'ya yerleştiler.Dört yüzyıl kadar içe kapanık olarak kaldılar. Johamm Larmenieu önderliğindeki Tapınakçılar ise Fransa'nın güneyine kaçtılar ve yüzyıllarca varlıkları gizli bir örgüt olarak sürdürdüler. Peter d'Aumont'un liderlik ettiği grup ise İskoçya'ya kaçtı. Onlar da oradaki Mason loncalarıyla birleştiler.
     
Etiketler: