1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

Şövalye Tarikatları

'Ezoterizm' forumunda Rune Mistress tarafından 2 Eylül 2017 tarihinde açılan konu

  1. Rune Mistress

    Rune Mistress Administratör

    Şövalye tarikatlarının kökleri ilkel zamanların kutsal ayinlerine kadar uzanır.Şövalye ilan edilen birinin omuzuna kılıçla üç kere vurma uygulaması ve genç savaşçıya silah verilmesi bir erişkinliğe geçiş ayinidir. Şövalye tarikatıları da ilkel toplumlardaki "kardeşlik örgütleri"nin bir devamıdır.

    Elbetteki birer ortaçağ kurumu olan bu tarikatların düşünsel merkezinde Hristiyanlık vardır. Kutsal topraklarda ortaya çıkan üç büyük tarikatı da en büyük üç İspanyol tarikatı da dinsel kimlikleriyle önem kazanmışlardır Ancak kısa bir süre içinde hemen hemen hepsi siyasal ve ekonomik kurumlara dönüşmüşlerdir.

    Tapınakçılar ve Saint-Jean şövalyelerini Kutsal Topraklarda görevlerini sürdürürken dinsel bir ihtiyaca cevap veriyorlardı. Zamanla dinsel ve şövalyelik görevleri siyasal ve mali önemlerinin gölgesinde kaldı. Zamanla aristokratik bir klüp haline gelme bu tarz oluşumlarda sıklıkla görülür. Kudüs'ün müslümanlar tarafından geri alınması ve şövalyelerin dini amaçlarını kaybetmesi muhtemelen süreci hızlandırmıştı.

    şövalye.jpg

    Şövalyelik tarikatlarının merkezinde din olması üyelerin birbirlerine kutsal bir bağ ile bağlı olduğunu inancını beraberinde getiriyordu. Tarikat kuralları da kilise düzeni örnek alınarak düzenlenmişti.

    14 ve 15. yüzyıllarda şövalye tarikatlarının sayısının aşırı derece de artması halkın onlara olan bakışını değiştirdi. Halkın önemli bir bölümü tarikatları kutsal görev olarak değil, soyluların eğlencesi olarak görüyordu. Gerçekten de bu dönemde hükümdarlar ve soylular kendi tarikatlarına sahip olmak istiyordu. Kral Philippe Altın Postaki Tarikatı'nı kurmuştur. Kral Jean, Yıldız Şövalyeleri Tarikatı'nı, Pierre de Lusignan, kılıç tarikatını kurmuştur. Bu ortamda tarikatların saygınlığını yitirmemesi için kutsal ve soylu amaçları olduğunu sürekli tekrarlamak gerekmekteydi.

    Tarikatların zorunlu kıldığı yeminler, şövalyenin bir kahramanlık eylemine girişmeye and içmesi, şövalyelik ülkülerini yaşatması ve dini kurallara sıkı sıkıya bağlılık içeriyordu. Bu yeminlere uymak normal şartlar altında çok zordu. Zamanla aristokratların prestij ve sıradan kimselerin ekonomik çıkar için tarikatlara girmeye başlaması, tarikatların geniş çevrelere yayılması ile yeminler önemini yitirdi. Yine de yeminlerine sadık kalmayaı başaran disiplinli askerler vardı.

    Haçlı seherleri ve mezhep savaşlarının bitmesi, tarikat üyelerinin yozlaşması, buna bağlı olarak saygınlıklarını kaybetmeleri, sahip oldukları ekonomik zenginlik nedeniyle hedef haline gelmeleri Şövalye tarikatlarının pek çoğunun sonunu getirdi. Yine de ortaçağdan yeniçağa uzanmayı başarmış etkilerini farklı isimlerle de sürdürmüş şövalye tarikatları da vardır.
     
    Slipknot bunu beğendi.
  2. Slipknot

    Slipknot Administratör

    En çok hayranlık duyduğum konulardan biri :) Harika makale olmuş. Teşekkürler üstad! :)