1. Paranormal kaynaklar forum sitemize üye alımlarımız açılmıştır.
    Duyuruyu Kapat

Madencilik Ritüelleri ve Mysteriaları

'Simya' forumunda Rune Mistress tarafından 6 Nisan 2016 tarihinde açılan konu

  1. Rune Mistress

    Rune Mistress Administratör

    Bir maden yatağı ya da yeni bir damarı bulmak antik çağ insanı için hiç de kolay değildir; Bunların yerini göstermek ve nasıl işleneceğini öğretmek doğaüstü ve tanrısal varlıklara düşer.Bu inançlar Avrupa'da yakın tarihlere kadar korunmuştur. XVI. yüzyılda Liege'i ziyaret eden bir Yunan seyyah Nukios Nikandros, Kuzey Fransa ve Belçika'da kömür madenlerinin bulunuşuna ilişkin efsaneyi aktarır: Saygıdeğer bir yaşlı kılığında görünen melek, o güne kadar fırınını odunla besleyen bir demirciye maden galerisinin ağzını göstermiştir. Finistere'de bir perinin (groac'k) insanlara gümüslü kurşunun varlığını ögrettiğine inanılır. Madenlerin koruyucu azizi Peran da metalleri eriterek kaynaştırmayı bulmuştur.

    Başka geleneklerde de maden işleri ve metalürjinin kökeninde yine bir yarı tanrı ya da bir uygarlaştırıcı kahraman, bir Tanrı elçisi vardır. Bu durum Çinlilerin "dağları delen" Büyük Yu efsanelerinde de açıkça ortaya çıkar. Yu "topraği kirleten değil sağaltan mutlu bir madenciydi.Mesleğin ayinlerini biliyordu. Avrupa’da dağdaki keşiş ya da ortaya çıktığında yerleri titreten Ak Kadın" adıyla da bilinen "Üstat Hoemmerling" gibi gizemli varlıklara, sayısız cine, hayaletlere ve yeralti ruhlarına
    rastlanır.

    Bir maden ocağının açılışınında ya da bir fırının yapımınında çoğunlukla şaşırtıcı bir gizeme sahip ritüel işlemler görürüz.Madenci ayinleri Avrupa'da ortaçağ sonuna kadar korunmuştur çünkü her yeni madenin açılışı dinsel törenleri gerektiriyordu. Ancak bu eskiliğini ve karmaşıklığını görmek için daha geniş bakmak gerek. Dünya üzerindeki pek çok her kültürde madenleri koruyan ya da orda bulunan ruhları yatıştırma amacı görürüz.

    Afrika'daki Bayekalar arasında, yeni bir galeri açılacağı zaman, etrafında rahip ve isçiler bulunan şef, madende hâkim olan atasal "bakır ruhlarina" bir dua okur. Dag ruhlarını rahatsız etmemek ve kızdırmamak için nereden kazılmaya başlayacağına karar veren kişi her zaman şeftir. Aynı şekilde Bakitara madencileri "yerin sahibi" ruhları yatıştırma ve çalışmaları sırasında özellikle cinsel olmak üzere birçok tabuya uymak zorundadırlar. Ritüel arılık önemli bir rol oynar. Haitili yerliler altın bulmak için iffetli olmak gerektiğine inanırlar ve maden aramaya uzun süre oruç tuttuktan ve cinsel perhiz yaptıktan sonra başlarlar. Arama sonuç vermezse bunu arı olmamalarından ileri geldiğine inanırlar.

    Madencilerde arılık halini, orucu, tefekkürü, duaları ve ibadetle ilgili eylemleri görüyoruz. Bütün bu koşullar yapılması amaçlanan işlemin doğasınca belirlenir; çünkü kimsenin dokunamayacağı kutsal bir alana girilecektir; yeraltındaki yaşamın düzeni bozulacak, bu yaşamı idare eden ruhlar rahatsız edilecek, bildik dinsel evrene ait olmayan, çok daha derin, çok daha tehlikeli bir kutsallıkla temasa geçilecektir. İnsana hak olarak tanınmamış bir alana, Toprak Ananın karnında madenleri yavasça, gizemli biçimde olgunlaştıran yeraltı dünyasına doğru maceraya atılma duygusu söz konusudur. Özellikle üstün bir yasanın yönettiği bir doğal düzen içine, gizemli ve kutsal bir süreç içine girildiği izlenimi vardır. Böylece geçiş ayinleriyle her türlü önlem alınır. İnsan varlığını ilgilendiren bir gizemin söz konusu olduğu hissedilir; çünkü insan gerçekten de metallerin keşfiyle kendine geldi, madencilik ve metalürji işleri içine girdiğinde neredeyse bütün varoluş tarzını değiştirdi. Maden ve dağlarla ilgili bütün mitolojilerde görülen o sayısız peri, cin, elf, hayalet, ruh yaşamın jeolojik düzeylerine girerken karşılaşılan kutsal varlık'ın çesitli tezahürleridir.


    Bütün bu ürkütücü kutsallıkla yüklü olan maden filizleri, fırınlara taşınır, işte o zaman en zor ve en maceralı işlem başlar. Zanaatkâr büyümeyi" hızlandırıp tamamlamak için kendini Yeryüzü Ana'nın yerine koyar. Fırınlar, maden filizinin büyümesini tamamladığı yeni, yapay bir rahimdir. Eritme işlemi çevresindeki sonsuz sayıda önlem, tabu ve ritüelin kaynağı budur. Madenlerin yanına kamp kurulur, orada bütün mevsim potansiyel olarak arı bir sekilde (Afrika'da genellikle aylarca, mayıs ve kasım arasında) yaşanır. Açevalı maden eriticileri bütün bu zaman boyunca en katı cinsel perhizleri uygular. Bayekeler fırının etrafinda kadın görmek istemezler. Metalürji mevsimi boyunca inzivada yaşayan Baylalar daha da katıdırlar: Gece boşalmasi yaşayan işçinin arınması gerekir. Bakitaralarda da ayni cinsel tabular vardır: Körük ustası işi sırasında cinsel ilişkide bulunursa körükler sürekli suyla dolacak ve iş göremez hale geleceklerdir.

    Görüldüğü üzere Afrika’da madenciliğin ritüel yönü çok kuvvetlidir.Arınma ve orucun yanı sıra işleme başlamadan kurban sunma da oldukça görülür. Uzakdoğuda da benzer anlayışlar vardır. Malezyalı ve Çinli madenciler de ayinler yapar. Çünkü hem maden hem de çıkarılan metal canlıdır ve bir ruhu vardır.

    Kaynak: Demirciler ve Simyacılar-Mircea Eliade
    İlkel Mitoloji-Jampell
     
Etiketler: