1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

Baba Vanga

'Kahinlik ve Kehanet' forumunda Anafiel tarafından 27 Haziran 2016 tarihinde açılan konu

  1. Anafiel

    Anafiel Süper Moderatör

    [​IMG]

    Doğum adı Vangelia Pandeva Dimitrova dır. Dönemin, Osmanlı İmparatorluğu altında olan Bulgaristan'da (şimdiki konumu ile Makedonya Cumhuriyeti) 30 ocak 1911 de doğdu. prematüre bebek olarak dünyaya geldi. Bu yüzden hayatta kalıp kalmayacağı belli olana kadar, yerel geleneklere göre kendisine isim verilmemiştir.

    ÇOCUKLUĞU

    Bebekken ilk bağırdı zaman, bir ebe sokağa çıktı ve yabancı bir isim verilmesini istedi. Yabancı isim olarak Andromache olması teklif edildi, ancak bu "Yunanca" olduğu için reddedildi. İkinci yabancının önerisi de bir Yunan isim oldu, ama bölgede Bulgarlar tarafından popüler olan: Vangelia (Evangelos'dan) kabul edildi.

    Vangelia çocukluk yılları yoksulluk içinde geçmiştir., mavi gözleri ve sarı saçlara sahip bir kızmış.. Babası I. Dünya Savaşı sırasında Bulgar Ordusunda, bir İç Makedon Devrimci Örgütü (İMDÖ) aktivistiymiş. Vanga uzun bir süre için komşuları bağlı olarak yaşarken, oldukça gençken annesi öldü. Babası sonunda, kızına bir üvey anne olarak, iyi bir kadınla evlenmiş.

    Hayatında bir dönüm noktası bir kasırga (bu iddia o zamanlar meteorolojik kayıtlarda doğrulanmamış) oldu ve Vanga'yı 2 km uzağa fırltattı. Vanga sonradan çok korkmuş bir şekilde bulundu ve gözleri kum ve toz ile kaplıydı, bu yüzden şiddetli ağrıları nedeniyle gözleri açılamadı. Hiçbir iyileştirme çabaları sonuç vermemiş. Az bir para ile sadece kısmi bir operasyon yapılmış, bu yüzden tekrar görebilmesi mümkün olmamış.

    Vanga bir süre Braille okumayı öğrendi. piyano çalmasının yanı sıra örme, yemek, ve temizlik işleri yaptı. Üvey annesi öldükten sonra küçük kardeşlerine bakmak gitmek zorunda kaldı. ayrıca Ailesinin maddi zayıflığı nedeni ile bütün gün çalışmak zorunda kaldı.

    Vanga önceki yıllarda oldukça sağlıklıydı, ancak 1939 yılında Plörezi'ye (bir tür akciğer rahatsızlığı) yakalandı. Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti. Doktorun onu çok genç yaşta ölmesi ile ilgili yanlış görüşlerine rağmen, gerçekten hızlı ve kabul edilebilir derecede iyileşti.

    10 Mayıs 1942 tarihinde Vanga, Dimitar Gushterov ile evlendiler ve Petrich'e taşındılar. Dimitar sonra Bulgar Ordusuna katıldı ve zamanında Bulgaristan tarafından ilhak edilen Kuzey Yunanistan'a gitmek zorunda kaldı. Kocası 1947 yılında başka bir hastalık olan alkolizm'in içine düştü ve sonunda 1 Nisan 1962 tarihinde öldü.

    [​IMG]

    KAHİNLİĞİ

    II. Dünya Savaşı'nın başında, 1941 yılında, Vanga'nın paranormal yetenekleri iyice ortaya çıkar. Bundan sonra Vanga, insanlara her türlü sorunlarıyla ilgili bilgi vermeye başlamıştır. Kaybolan bir eşya veya evcil bir hayvanın yerini söylemekte, hastalıklarla ilgili şifalı otları tavsiye etmekte, insanlara savaşın o zor günlerinde ihtiyaç duydukları optimizmi ve inancı aşılamakta, en önemlisiyse evine gelen kimseyi geri çevirmemektedir..

    Vanga'nın kahinliği, 1967'de devlet tarafından meşrulaştırılır ve kendisi belediye hizmetine alınır. Kalabalıkla başa çıkması ve de rahatsız edilmemesi için özel görevliler tayin edilir. Belediye tarafından her gün görüşmek isteyene sıra verilir.


    Şimdide bulunduğu birkaç kehanete bakalım:

    Indira Gandhi'nin Vefatı / 1984

    ''Yakın zamanda hükümetin başına geçecek. Ama orada uzun süre kalamayacak, çünkü ölümü buna engel olacak.. Onu ölüme götüren elbisesi olacak. Duman ve ateşin arasında, sarılı turunculu elbise görüyorum!'' (Temmuz 1969)

    (31 Ekim 1984 günü, bir İngiliz televizyon kanalı için, ünlü Yazar Peter Ustinov ile röportaj çekimi için hazırlanan Gandhi, o gün estetik kaygılarla, kurşungeçirmez yeleği giymekten vazgeçer. Ekranda daha iyi görüneceğini düşündüğü, safran rengi bir elbise seçer. Başbakanlık konutunu, ofisine bağlayan yolda, iki koruması tarafından ateş edilerek öldürülür.Kahin, suikast şeklini, (duman ve ateş-ateşli silah) ve de giydiği elbise rengini (safran-sarı,turuncu) tahmin etmekle kalmamış, elbisenin ölümüne neden olacağını da bilmişti. Zira İndira Gandhi, bugün müzede sergilenen bu elbiseden dolayı kurşun geçirmez yelek giymekten vazgeçmişti.)

    Kursk Denizaltısı / 2000

    '' Kursk sulara gömülecek ve tüm dünya onun için ağlayacak.''

    (1980 yılında, Vanga'nın devlet televizyonuna yaptığı bu kehanetin anlamını, Vanga'nın kehanetleriyle çok ilgilenen Ruslar çözemediler. Ta ki 20 yıl sonra, 2000 yılında, Kursk'ta bir Rus denizaltısının batması sonucu, 118 denizcinin okyanus tabanında araçları içinde mahsur kalmasına ve trajik bir şekilde havasızlıktan boğulmalarına kadar.



    11 Eylül Olayları / 2001

    ''Korku… Korku!.. İki Amerikan kardeş, çelik kuşlar tarafından düşürülecek! Kurtlar, çalılarda ulur ve suçsuzların kanları deve gibi akar.''

    (Rus Komsomolskaya Pravda Gazetesi)


    Obama'nın Başkanlığı

    ''Bir gün Amerika'da beyaz ev siyah olacak, okyanusun ötesindeki siyah insanlar da beyaz.'

    (Gazeteci Svetlu Dukadinov''ın beyanına göre Vanga'nın bu kehaneti 1992 yılında yapıldı. -Bulgar Wikend gazetesi )



    Vanga ölmeden önce bu kehanetlerde bulunmuş ve hepsi doğru çıkmıştır.
    Şimdide gelecek hakkında ki kehanetlerinden bir kaçına bakalım:


    Suriye

    ''O zamana kadar insanlık, korkunç felaketler yaşayacak, çok büyük olaylar olacak. İnsanların bilinci de değişme aşamasında olacak. Güç zamanlar gelecek ve insanlar, aralarında dini gruplara bölünecekler. En son, dünyaya en eski öğreti gelecek. Bu yakında mı olacak diye soruyorlar. Hayır; yakın zamanda değil. Henüz Suriye işgal edilmedi!''

    (1980, Krasimira Stoyanova- Vanga kitabından)


    İsrail

    ''Şu an, İsrail yerle bir edilmeyecektir!''

    (168 Saat gazetesi, 10.04.1995)


    Dünya Devi

    ''Çin, yeni dünya gücü olacak. Sömürenler, sömürge haline gelecek.''

    (bulunduğu kehanet tarihi 2018)



    VANGA’NIN ÖLÜMÜ

    Vanga meme kanserinden 11 Ağustos 1996 tarihinde ölmüştür. Cenazesine birçok devlet adamı dahil olmak üzere büyük kalabalıklar katılmıştır.

    Ölümü, kendi sözleriyle şöyle tanımlıyordu: ''Ölümden sonra insanın vücudu çürür. Geriye bir parçası kalır, o çürümez.. Bu ruh veya adını bilmediğim bir şeydir. İnsandan geriye bu kalır. Çürümez, gelişmeye devam eder.. Daha üst mevkilere ulaşır. Bu, ruhun sonsuzluğudur..'' Son sözleriyse: ''Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinizi sevin..'' olmuştur.

    ''Gece siz uyurken.. Sessizlikte.. Ben göksel sesleri dinliyorum.. Göğün çanlarının saat başı çaldığını ve tüm canlıların bu ritme cevap verdiğini duyuyorum.. Çiçek ne zaman açacağını, horoz ne zaman öteceğini bilir.. Eğer, her gördüğümü anlatabilseydim...Evrenin bildiğim, fakat söyleyemediğim sırları.. Bir barajı dolduracak kadar birikti.. Duvarın yıkılmasına az kaldı... Fakat o zaman, Tanrı yardımcımız olsun!..''

    Vanga'nın vasiyetinin yerine getirilmesi için, Petrich'deki evi, müze haline getirilmiş ve 5 Mayıs 2008 tarihinde ziyaretçilerine kapılarını açmıştır.

    [​IMG]

    (KAYNAK: vikipeki, haberler…)
     
    MecNahyec ve Slipknot bunu beğendi.
Etiketler: